Mide Kanseri

MİDE KANSERİ

Mide kanseri, midenin tümörleri içinde kötü huylu olanıdır. Midenin iyi huylu tümörleri ve kötü huylu tümörleri şeklinde ikiye ayrılır. Midenin kötü huylu tümörleri yani kanserleri erkeklerde akciğer kanserinden sonra ikinci sırada, kadınlarda ise meme kanseri ve yumurtalık kanserinden (overca) sonra en sık görülen kanser türüdür. Erkeklerde kadınlara nazaran iki kat daha fazladır.
Sıklıkla 50 yaş ve üstünde görülür.

mide kanseri

IRKSAL ÖZELLİK VE COĞRAFİ DAĞILIM

En sık Japonya, Kore, Latin Amerika Polonya, Rusya, Portekiz gibi ülkelerde daha fazladır. Son yapılan çalışmalarda ABD, İngiltere, Norveç gibi ülkelerde azaldığı tespit edilmiştir. Uganda ve Orta Afrika ülkelerinde görülme insidansı düşüktür.

ETYOLOJİK FAKTÖRLER

Diyet; Tütsülenmiş ve aşırı tuzla saklanan gıdaların kullanımı mide kanseri riskini arttırmaktadır. Bunlar genellikle tuzlu salamuralar, tütsülenmiş balık ve etlerdir.
Küflenmiş soya fasulyesinde aflatoxin suçlanmaktadır. Ülkemizde güneydoğu anadoluda kullanılan kurutulmuş acı biberlerde de afratoksin oranı çok yüksektir. Gıda koruyucu olarak kullanılan nitritler ve nitratlar, nitrosaminler mide kanserinden sorumlu tutulmaktadır.

HELIOBAKTER PYLORI

Son yıllarda yapılan çalışmalarda mide kanserinin heliobakter pylori ile beraber olduğu saptanmıştır. Bu bakteri antral mukozada inflamasyon ve gastrite neden olur.

AİLESEL ÖYKÜ

Kalıtımsal olarak gelişen herediter polipozis ve ailesel adenamatöz polipozislerde kanserleşme riski yüksektir.

KAN GRUBU

Kan grubu A olan kişilerde mide kanseri riski 7 kat daha fazladır.

DİĞER ETKENLER
- Pernisiyoz Anemi
- Atrofikgastrit
- Obezite
- Adenomatöz polipler
- Daha önce geçirilmiş ve midenin bir kısmı çıkartılmış mide hastaları

Pernisiyoz anemi ile birlikte aklorhidri ve atrofik gastrit mide kanseri için predispozandır. Pernisiyoz anemide nitrit konsantrasyonu yüksektir. Kanserojen olan N-nitroso bileşiklerinin yüksek olduğu gösterilmiştir. Keza parsiyel gastrektomi operasyonu geçirmiş hastalarda safra reflüsü bakteri kolonizasyonuna neden olur ve buda nıtrosamin düzeyini yükseltir.

PATOLOJİ

Mide kanserleri mukozal epitelden insitü karsinoma olarak başlar. İlerledikçe derin tabakalara invaze olurlar. Mide kanserleri mide duvarındaki invasyon tipine göre ;
1- Erken mide kanseri,
2- İlerlemiş mide kanseri
Olarak ayrılır.
Erken mide kanseri midenin mukoza ve submukozasını invaze etmiş tümörlerdir. Erken mide kanserleri makroskopik olarak 3 tipe ayrılır;
Tip 1 – mide lümeni içine doğru büyüyen tip
Tip 2 – yüzeysel tip
Tip 3 – çukur tip.

Erken mide kanseri midenin her yerinde görülebileceği gibi en sık korpusta görülür ve erken mide kanseri her evresinde metastaz yapabilir.

İLERLEMİŞ MİDE KANSERİ

Submukozayı aşmış tümörlerdir. 4 tipe ayrılır. (Borrman sınıflaması)

Tip I – polipoid tip,
Tip II – Ülseratif tip,
Tip III – Ülseratif lezyon ülser kenarı belli değil,
Tip IV – yaygın infiltratif tiptir.

Mide kanserlerinin büyük kısmı adenokarsinom şeklindedir. Geri kalan adenosquamoz karsınom, squamoz hücreli karsinom,indiferansiye karsinom şeklindedir.
Adenokarsınomlar diferansiyasyon derecesine göre papiller, tübüler, musinöz ve taşlı yüzük hücreli olarak 4’ e ayrılır. Kanser hücresi köken aldığı hücreye göre az değişiklik var ise iyi diferansiye kanser denir ve propnozları iyidir. Kanser hücresi köken aldığı hücreye az benziyor ise orta diferansiye karsinom denir. Propnozu çok iyi değildir. Eğer kanser hücresi köken aldığı hücreye hiç benzemiyor ise buna indifferansiye kanser denir ve propnozu çok kötüdür.

YAYILMA

Direk Yayılma; direk çevre organlara Yayılma şeklinde ve implantasyon şeklinde olur. En sık doğrudan omentum, karaciğer, pankreas ve kolona yayılır. İmplantasyon yolu ile dire peritona yayılır. Ayrıca kadınlarda overlere implante olurlar ve krukenberg tümörüne, rektouterin fossaya implantasyon yolu ile Blummer rafına yol açar.

Lenfatik yolla perigastrik, subplorik, iliac, splenik, çöliyak, pankreatik lenf modlarına tümör hücreleri ductus torasikus yolu ile supraklavikuler lenf modlarına metaztaz yaparlar (Virchow lenf modu)
Hematojen yol ile en sık karaciğer, daha az olarak akciğer, kemik, adrenal’e metaztaz yaparlar.

EVRELENDİRME

T : Primer Tümör
T1 : lamina propria veya submukoza invasyonu
T2 : tümör muskülaris propria invazyonu yapmıştır.
T3 : tümör serozayı geçmiştir.
T4 : komşu organ tutulumu.
N : Bölgelsel lenf modu metastazı
N0 : bölgesel lenf modu metastazı yok
N1 : primer tümörün 3 cm uzağındaki perigastrik lenf moduna metastaz
N2 : primer tümörün 3 cm’ den daha uzak perigastrik lenf moduna metastaz ile beraber sol gastrik, hepatik, splenik veya çöliyak lenf modu metastazı

TÜMÖRÜN EVRELENDİRİLMESİ

Evre I : Evre 1A T1, N0M0
Evre 1B T1, N1 , M0,
Evre II : T1, N1, M0, T2N1M0,T3NM0
Evre III : Evre IIIA : T2N2M0, T3N1,M0, T4N0M0
Evre IIIB : T3N2M0, T4N1,M0
Evre IV : T4N2M0, herhangi bir T ile N, M1

KLİNİK TABLO

Klinik bulgular non-spesifik ve belirsizdir. Esas semptomlar tümör çapının büyüyerek lümende tıkanıklık yapması ve gastrik motiliteyi bozması ile ortaya çıkar. Bu dönemde hastada hazımsızlık, karın ağrısı, bulantı, kusma, kilo kaybı, hematemez, melena, iştahsızlık bulguları vardır. Mide kanserlerinin erken evrede net belirti vermemesi hastalık için en büyük handikaptır. Erken evre mide kanseri tanı konulan hastalarda probnoz oldukça iyidir. Mide kanserinin sık görüldüğü Japonya’da endoskopi ile toplum taramaları erken evre mide kanserinin yakalanmasını sağlamaktadır.

DİSPEPSİ
Erken gastrik kanserin yakınmasıdır. Dispepsisi olan hastalarda dispastik değişiklikler bulunur ise bu hastalar takip edilmelidir.

HEMATEMEZ – MELENA ve ANEMİ
Her mide kanserinde hematemez ve melena görülmez fakat ilerleyen mide kanserlerinin hemen hemen hepsinde anemi (kansızlık) mevcuttur. Çünkü tümör zemininden sızıntı şeklinde kan kaybı olur.

KİLO KAYBI
İlerlemiş mide kanserlerinde beslenme bozukluğuna bağlı olarak kilo kaybı mevcuttur.

ANOREKXİ (İştahsızlık)
Hastaların %90 nına yakınında iştahsızlık şikayeti mevcuttur.

FİZİK MUAYENE
Büyümüş kitle bazen paypasyonda palpe edilir. Erken evrede bu pek mümkün değildir. İleri evrede virchow modülü, göbek infiltrasyonu asit var ise asidin varlığının tespit edilmesi mümkündür.

TANI YÖNTEMLERİ
1- Hematolojik tetkikler – anemi (hipokrom mikrositer)
2- Çift kontraslı üst gastrointestinal sistem grafileri
3- Endoskopi ; Üst gastrointestinal sistemin endoskopi ile incelenmesidir. Tümör hemen hemen hiç hatasız şekilde görülür ayrıca tümörün çapı, büyüklüğü, mide içindeki lokalizasyonu açısından da endoskopi önemlidir.
4- Endoluminal ultrasound ; Mide duvarındaki tümörün pozisyonu hangi mide tabakasına kadar invaze olduğunu gösterir. Ayrıca 3 mm’den büyük perigastrik lenf modları saptanır.
5- Bilgisayarlı Tomografi ; Mide kanserlerinde endoskopi kadar önemli olan bir tanı yöntemidir. Uzak organ metastazları ile yine uzak lenf modlarının metastazlarının değerlendirilmesi açısından önemlidir.
6- Mide Suyu Sitolojisi ve Mide Suyu İncelenmesi ; Mide suyunda hastaların 2/3 ünde aklorkidri saptanır. Ayrıca sitolojik incelemede atipik hücreler aranır.
TEDAVİ
Mide kanserlerinin tedavisi cerrahidir. Cerrahi tedavi kanserin lokalizasyonunu lenf modu yayılımını ve uzak organ metastazlarının varlığına göre değişir. Cerrahi tedavide temel olan gastrektomidir. Gastrektomi total veya subtotal şeklindedir. Bu küratif yada palyatif olabilir. Opere edilemeyen yani cerrahi şansı kalmamış olan hastalar inoperabl gruba girer. Bunlar da klinik bulgu olarak karında asit, peritonda karsinomatozis, karaciğerde yaygın metastazlar, sol supraklavikuler bölgede, virchow modunun olması inoperabl kriterleridir. Nadiren bu hastalarda mide ile bağırsak arasında gıda geçişini sağlamak için gastro-jejunostomi, bazen beslenme için feedink gastrostomi veya feedink jejunostimi yapılır.
Operabl olan mide kanserinde rezeksiyon sınırlarını tespit ederken lenf modu metastazlarını değerlendirmek gerekir. Mideyi 3 kısma ayırarak rezeksiyona karar verilir. Distal 1/3 yerleşimli tümörlerde suptotal (intestinal tip) ve total (diffüzinfiltratif tip) gastrektomi yapılır. Buna D2 lenf modu diseksiyonu eklenir. Orta ve üst 1/3 lezyonlarda splenektomide eklenmelidir. Orta 1/3 kanserlerde total gastrektomi ve D2 lenf modu diseksiyonu yapılmalıdr.
Proximal 1/3 Kanserler ;
Distal özefagus ile beraber gastrektomi uygulanır. Bu tip ameliyatlarda D2 lenf modu diseksiyonu standarttır. Ayrıca 11 ve 12nci lenf modu istasyonlarının çıkartılması gerekir. Bu da splenektomi ile uygulanır. Total gastrektomilerden sonra bir kısım cerrah rekonstrüksiyon poşu oluşturmayı önerirler. Bazı cerrahlar ise buna gereksinim olmadığını iddaa etmektedirler. Yapılacak anastomozlardan sonra Roux-en Y tarzında bir anestomoz ile safra reflüsü önlenmelidir. Operasyon sonrası kemoterapinin survival’a çok etkisi olmaz.

MORBİDİTE VE MORTALİTE
Yaş, tömrün cinsi opersyonun büyüklüğü mortaliteyi etkiler. Yaklaşık operasyon mortalitesi %2 civarındadır.
UZUN DÖNEM SONUÇLAR
Evre 2 ve 3A ‘da 5 yıllık yaşam ABD’de %30, Almanya’da %40, Japonya’da %65 civarındadır. Bunun farklılıklarının nedeni Almanya’da radikal cerrahi ile beraber yeterli lenfadenektominin yapılması, Japonya’da ise daha radikal operasyonların yapılmasına bağlanabilir.

Mide Kanseri” üzerine 1 düşünce

  1. Geri izleme: Bilgilendirme | Prof. Dr. Cihan YILDIRIR